SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Sürdürülebilirlik kavramı ilk kez Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından 1982 yılında kabul edilen Dünya Doğa Şartı belgesinde yer almıştır. Bu şarta göre;

“insanların yararlandığı ekosistem, organizmalar, kara, deniz ve atmosfer kaynaklarının optimum sürdürülebilirliğini başarabilecek biçimde yönetilmeleri gerektiği, ancak bunun ekosistemlerin ve türlerin bütünlüğünü tehlikeye atmayacak biçimde yapılması

öngörülmektedir.

1987 ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısında, Norveç başbakanı Gro Harlem Brundtland’ın başkanlık ettiği Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu (WCED) sürdürülebilir kalkınmayı,

“bugünün ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama yetilerinden ödün vermeden sağlamak

olarak tanımlamıştır. Bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma kavramının altındaki başlıca etmenler, Sınırlı kaynaklar, Enerji tüketimi, Çevre kirliği, Kentleşme, Nüfus artışı olarak sıralanmaktadır.

İnsanın varlığını sürdürebilmesi, nitelikli bir yaşam sağlanabilmesi, ekosistem dengelerini bozmadan çevre kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla, uzun dönem çözümler üretmek için gerekli olan tüm etkinlikler, Sürdürülebilir  Mimarlığın temel hedefidir. Sürdürülebilir mimarlık ise ancak tasarım ve inşaat yöntemlerinin iyileştirilmesi, geliştirilmesi ile olabilir. Yapılı çevrenin olumsuz etkisinin azaltılması, enerjinin ve ekolojik dengenin korunmasına yönelik düşünce sisteminin değişmesi ile sürdürebilir mimari elde edilebilir.